Kayıtlar

MUHANNET

Resim
Aşkına verdim gönül, tuttu alkışa elleri; Dedim ki, sevda yürekte gizli bir dua gibi... Değerli sanmışım, gönülden hallerini; İhlası eksik olana gönül verilir mi? Ağzı yaygara, kalbi kinle dolu çukur, Söyleyince itirazı harika bir vakur; Sükûtu edep görünür, aklı dedikoduludur; Kalbi ile dili bir olmayana gönül verilir mi? Şairim ya hani, versem şiiri eline; Böbürlense aklınca gerine gerine, Eğer asıl olan gönülden sevmekse; Sevdayı bilmeyene gönül verilir mi? Tanıdıkça çözüldü sırrı, vah ettim, Geçer miyim sözümden devam ettim; Aşkımı da inkâr edince, eyvah ettim… Muhannet olana gönül verilir mi? HASAN AKBAL Posted via Blogaway

BİR GÜN

Bir gün arasan beni,  Gelmediğin yerde...  Ben orda değilim.  Bir gün gülersin,  Bütün yaşadıklarımıza;  Ben yokum, tatlı bir hatıra...  Bir gün hüzünlenirsin,  Sana kızdığımı sayarsın;  Küsersin,  Gelirim diye gidersin.  - Gitme!  Ben yokum...  Bir gün özlersin,  Sonra benim olmadığım yerde  Üzülürsün -belki-  Koşarsın 'ben yokum'  Bir gün bakarsın,  Islanmış ellerin  Rüyanda saçlarımı okşamışsın...  Çamurdan boyanır ellerin.  Bir gün bakarsın çamurdandır bedenim,  Olmadığın geceleri yağmur düşmüş.  Yoğurmuşsun hayallerinle,  Oysaki ellerin mezarımın üstünde...  Ben sonsuz yerdeyim...  Bir gün uyandıktan sonra,  Gün ağarmış olur,  Sen ölüm haberimi almış olursun. HASAN AKBAL

BELKİ

Belki'ler uğradı benim yoluma.  Hep korkuttu...  Yüreğim burkuldu,  Hayatın kıvrımlı yollarında.  Ruhum çilelerini çekmişken ızdırapli yaşamın,  Alnımdaki çizgilerden okumalısın.  Sağanak sağanaktı hemde,  Önce gülümsedi sonra vurdu  Yüreğimden,  Acımadı bile...  Gözlerinin güzelliğine  Tebessümüm yetmiştir derken.  Ağlamaklı halinden en son otobüse  Kaşlarım çatık bindim.  Bu yolculuk mu, belki... HASAN AKBAL

BENİ DÜŞÜN

Kalk ve idrak et sana ne söylenmişti. Gidenler gitti kalanlar düşle birleşti.  Uykular hazin bir son bulunur. Düşün ki yaşamak neyle olur. Bulma beni, bulma ey ben'i gören. Ben ne hayatım ne de hayat ören. Düşlerde yalnızlık, yaşamak için. Yaşamanın da sonu var, o da ölmek için. HASAN AKBAL

Bihaber

Şimdi bekle bekle, senden bihaber  Vakit dolmakta, geçtikçe günler  Hasret bile dayanmıyor vuslat gününe,  Biçare gönlüm sensiz derbeder... HASAN AKBAL

Benim Değil Ben Ol

Seni gören gözlerimin arayışını bil  Sana hastayım hasret değil,  Nasıl rahat yaşıyorsun bensiz ey şehr-i il  Seni arıyorum bulamıyorum  En güzel aşk türküm seni düşündükçe ağladığım ses  Seni yutarcasına çektiğim nefessin kafes kafes  O şehrin sessizliğinde dolaştım hayalden heves  Seni bulduğumu düşünüyorum, yoksun…  Âşıkların ozanların aradığı bir sevda…  Güllü, çiçekli, perili bir sevgili hasretin var ya  Bensiz olduğunu bilemiyorum yalnızlığımda  Seni gördüğümü söylüyorum fakat rüya…  En derin kuyulara bırakıyorum senin olacak günü  Tabir-i sevgiliye benzemeden gel, duy öldüğümü  Ben gittikten sonra sen ol yerimde, gerçek yerimde ben  Seni sevgili diye aramasam da gel benim kaderim ol gel… HASAN AKBAL

Gönül Duası

Resim
Mekanların ne önemi var gönlünde isem. En güzel huzur kalbindir, ömrümce sevsem. Laleler, zambaklar, güllerle evimizi süslesem... Ileride diye adını adımın yanına eklesem. Kim bilir, güzele giden yolları hayal edersem. Edilen söz dua olur, niyetimi Rabbime söylesem. Mevlam biliyor, huzuruna da seninle gitsem. HASAN AKBAL

Bizim At

Resim
İnsana yakınlığı ile dünya tarihine geçmiş, alçak gönüllülüğü ile hep var olmuş, asırlarca sessiz ama en iyi iş yapan olmuştur. Bir insanda hayvan sevgisi varsa insan sevgisi sorgulanmaz... Oysa bu güzellik nâm'a değer şekilde yücelmiştir. HASAN AKBAL

Sen Merak Etme Ülkem

Resim
Seçilecek, haklı haksızdan, Seçilecek, anası kızından, Yemekte tuz tadından... Sen merak etme Ülkem... Hakk, hakkın bilinecek, Vatan sevende baki, Seçilecek, seven sevmeyen. Sen merak etme Ülkem... Huylu huysuzundan seçilecek, Boynuzlu koyun boynuzsuzdan, Mahşerde bilineceği zaman. Sen merak etme Ülkem... Makam tahtından inecek, Şükreden muradına erecek, Vicdan burda hak orda seçilecek, Sen merak etme Ülkem.... HASAN AKBAL

Zehir

Zehir gibi damlıyor okyanus, Şiir gibi seviyorum geceyi, Yeşil gözlerime dokununca; Dudaklarının açık rengi, Biraz üşüyorum. Ve terliyorum soğuk. Ecel gibi yokluğun. Ayaklarım sana koşarken, Onca vicdana direnerek; "Seni seviyorum..." diyebiliyorum. HASAN AKBAL

Çeyrek Asır

Gecenin sessizliğinde Yükselir hafif, Tüy gibi Nisan gibi Islak ve ... Hesabı kalmış hatıralar, Tebessümü ile mutlu; Ve her geçen güne Haykıran elvedalar... Birkaç resim kalır, Birkaç hatıra -belki- Yazılanlar elbet! Okunur... Elbet sevdaya dâhil dostluklar... Küçücük ellerden sıkılırken ayrıldım yarınlara... Yarın ve yarından sonra geldi bu günler, Sıraladım yılları, sıralandı özlemler... Mahzun geçer sanırdım geceleri; Tutup ellerimden derin huzura, Dokurken bir ömrün özetine çeyrek asır..."Ağır ağır düşer günler takvimden..." Bir mevsim haykırır günü belirsiz, Billurlaşır şehrin akşamları, Islak dokunur eller yanaklara; Bakarsınız biten başlangıçtır....

Arkadaş Sen Hakkını Helal Eyle

Gül bahçesinde değilim, nasıl gülerim? Hatırımı sordun, teşekkür ederim. Dostlar uzakta, bu devirde ben ne ederim? Arkadaş, sen hakkını helal eyle ben gideyim. Üzülme ardımdan, kurtulacaktım felekten. Birini çok sevdim selam söyle yürekten. Mezarda üzerime toprak düşsün kürekten. Arkadaş, sen hakkını helal eyle ben gideyim. Ne olur ne olmaz, sen kalacaksın dünyada, Selam söyle bizim aile ferdi, tüm dostlara; Güneş tepeden doğmadan bulunsunlar ayakta, Arkadaş, sen hakkını helal eyle ben gideyim. Ağlamayacak zaten kimse ardımdan. İstemem kimse gelmesin benim yanımdan. Zaten sevinecekler, ne üzülmesi aman. Arkadaş, sen hakkını helal et ben gideyim. Haddim değil, bu sözleri sana söylemek; Yanlış anlama sen çok yüksektesin ...

CAHİL DÜZEN

Bıraktım su gibi damlamış hüzünleri, Geçerken hayalli günlerin sahilinden. Yıktık sanıyordum, cahil düzenleri; Anlamazmiş dost bile dostun halinden... HASAN AKBAL

ANLAMAKSA ŞİİRİ

Akıllara girmek gerekir,  Şiiri  Herkes anlamak istiyor...  Ve önce temiz kalın,  Tertemiz olmalı akıl,  Kinden, hasetten ayrı...  Ruhunuzu bırakın,  Ritminde oyalanmadan kalbin.  Bilip bilmeden kalbinizde  Öldürmeyin insanları...  Ve sonra elleriniz,  Kan kokuyor;  O yüzden  Çok sevilmiyor,  Yemekleriniz... HASAN AKBAL

TANIMLANAN VE TAMAMLANAN HAYATLAR

Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi kısaca AŞTİ olarak bildiğimiz yer. Bu konuda kıyaslama yapmak istemiyorum ama buraya gelenlerin bile bu şehirlerarası terminalin apayrı bir “yer” olarak gördüklerine şahit oldum. Özellikle resmi ya da dini tatillerde, hele ki tatil uzunsa burasının öyle kalabalık olduğunu görenler hayretler içerisinde anlatılması, ben daha görmeden merak edip şaşkınlık içinde kalmıştım. Bundan dolayıdır ki mümkün olduğunca burada kısa süre bulunur, gideceğim yere bir an evvel gitmek isterim. Uzun zamandır kendi memleketime giderken bilet aldığım firmanın önüne geldim. Daha selam verir vermez “Otobüsle mi, taksi ile mi; gidersin?” diye soran görevliye; “taksi” dedim. Sonra devam ...

ANKARA

AN'A

Vakit ge- çer, zaman durur... HASAN AKBAL

AĞLA ŞİMDİ

Ağla şimdi komşu kızı ağla, Bakmadığın yüzler parladı artık; Beğenmediğin yiğit soy oldu artık, Ağla şimdi komşu kızı ağla… Benzemişler seninle; hayâ, huysuza… Ne gerek vardı, şöhretli arsızlığa? Hal böyle buyurdu, diye yaşamaya. Ağla şimdi komşu kızı ağla… Düşlerdeydin, hayalleri süsleyen; Sana değer verene güvenmeden, Solgun çiçekten faksız yaşarken; Ağla şimdi komşu kızı ağla… İnsanlık inlerde aranmakta artık, Senin için kel başlarda saç baktık; Hayallerden vazgeçtik umutlarda yaşadık, Ağla şimdi komşu kızı ağla… Bıraksaydın, o söyledi; annem beğenmedi. Keyfince ‘ben istedim’ kulağında başkaları, Bakıp düştüğün gözlere kaldın şimdi; Ağla şimdi komşu kızı ağla… Ağla komşu kızı şimdi ağla… Şeref, haysiyet, yoksunu kişisizliğe, Gözlerini boyayan; geçmişi bilinmezliğe, Ağla şimdi komşu kızı ağla… HASAN AKBAL

ACI

Yine kendine kalır Üzüntü, sevinç dediğin Dediğin gibi biraz zaman alır Unutursun, unutulur sevdiğin ........................... ...sensizliğe alışmak, Gözlerini kapattığın geceleri Zindan olur yaşamak Acı da bir teselli olur belki Susan dil, Ağlayan gönül... Ya sensen o ızdırabın nedeni O zaman bir başka acır İnsanın içi HASAN AKBAL

TAKİP ET